Forum Kapsam  
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   Forum Kapsam > ..::Kültür-Sanat-Eğitim-Ülkeler::.. > Tarih > Osmanlı Tarihi
Sayfaya güncelle 2.Selim'den 3.Murad'a

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 28.01.08   #1
Şahin
Şahin isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Şahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üye No: 2
Üyelik Tarihi: 03.12.07
Nerden: Bursa
Konular: 5333
Mesajlar: 8.775
Teşekkür Sayısı: 2.449
Teşekkür 2.610 Kez 2.003 Konusuna
Rep Gücü: 77
Rep Puanı: 2132
Standart 2.Selim'den 3.Murad'a

2. Selim' den 3. Murat' a




Ilıman bir ilkbahar günüydü. Aylardan Mayıs’tı. 28 Mayıs 1524. O gün sarayda bir telaş hakimdi. Cariyeler sağa, sola koşturuyor, padişah heyecanla bekliyor, yardımcılar da yeni doğacak şehzadenin odasını hazırlıyorlardı. Evet, padişah Kanuni Sultan Süleyman’ ın ve eşi Hürrem Sultan’ ın uzun zamandır bekledikleri an gelmiş, Şehzade Selim doğmuştu.

Küçük Selim’ in gözleri masmaviydi. Gökler kadar, denizler kadar, okyanuslar kadar maviydi. Ya saçları? Saçları da tıpkı buğday başakları, tıpkı güneşte parlayan altın gibiydi. Hem güneşin rengini almış hem altının... Anlayacağınız bu bebek saraya mutluluk, huzur ve neşe getirmişti. Saray şenlenmişti bir anda.

Şehzade Selim’ in annesi Hürrem Sultan Slav asıllı bir kadındı. Babası Kanuni Sultan Süleyman ise Yavuz Sultan Selim’ in tek oğluydu. Ayrıca Selim’ in Bayezid, Abdullah, Murat, Mehmet, Mahmut, Cihangir ve Mustafa adında yedi erkek kardeşi, Mihrimah Sultan ve Raziye Sultan adında da iki kız kardeşi vardı.

Zamanla Şehzade Selim büyüdü ve dönemin en iyi hocalarından ders aldı. Hocaların ortak kanaati Şehzade Selim’ in babası, dedesi ve daha önce padişah olan on Osmanlı Sultanına göre rahata, zevk ve sefaya düşkün, uysal, sessiz ve sakin bir kişiliğe sahip olmasıydı.

Şehzade Selim aynı zamanda iyi bir şairdi. Bu özelliğini babası Kanuni Sultan Süleyman’dan almıştı. Şiirleri için ileride Yahya Kemal tarafından ”Selimiye kadar güzel bir şiir.” denilecekti.

Osmanlıdaki sisteme göre şehzadeler valiliklere gönderilip devlet yönetiminde deneyim kazandırıyorlardı. Bu nedenle Selim, Kütahya Valiliğine gönderilmişti. Yanında bulunan deneyimli devlet adamları sayesinde kendini geliştirdi.

Selim 42 yaşına gelmişti. Babası Kanuni Sultan Süleyman’ın Zigetvar Kalesi’nin fethinden bir gün önce vefat etmesiyle Kütahya’dan İstanbul’ a gelmiş ve 2.Selim adıyla tahta geçmişti. Babasının cenazesini karşılamak için Belgrad’ a kadar gitmiş, cenazeyi de İstanbul’ a getirerek türbesine defnetmişti. Padişah’ ın ölümü uzunca bir süre askerlerden saklanmıştı. Çünkü seferde olan askerlerin morali bozulmamalıydı.

2.Selim padişah olup Belgrad’ a gittiğinden yeniçerilere bahşişlerini verememişti. İstanbul’ a tekrar döndüğünde yeniçeriler ayaklanma çıkarmış, 2.Selim saraya girmekte zorlanmıştı. Ancak gerekli bahşiş verildiğinde 2.Selim saraya girebilmişti.

2.Selim, zevk ve sefaya düşkünlüğünden devlet işlerini vezirlerine, bilhassa damadı Sokullu Mehmet Paşa’ ya bırakmıştı. Sokullu Mehmet Paşa, Enderun’ da yetişmiş bir devşirme devlet adamıydı. Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde de vezirlik yapmış olan Sokulu Mehmet Paşa, 2.Selim ve 3.Murat dönemlerinde de aralıksız vezirlik yapacaktı.

Yeni padişah, Avusturya Arşidükası Maksimilyan’ ın barış istemesinin ardından bir barış antlaşması imzalamıştı. Hemen ardından Cenevizlilerin hakimiyetinde olan Sakız Adası alındı. Adanın alınmasında, adanın korsan yatağı haline gelmesi ve bu korsanların Osmanlı gemilerine saldırması ile mutad ödedikleri yıllık vergiyi kesmeleri etkili olmuştu.

Aynı yıllarda Hint Deniz Seferinden sonra alınan Yemen’de çıkan isyanın Osmanlı’yı sarsması üzerine, Osmanlı kuvvetleri Yemen’de tekrar hakimiyeti sağlamışlardı. Ve bu hakimiyet 16. yüzyıla kadar sürecekti.

Yönetimde etkin rol oynayan Sokullu Mehmet Paşa, Açe hükümdarı Sultan Alaeddin’e denizden yardım göndermişti.

Ayrıca Astrahan Seferi’ ne çıkılmış, Astrahan Hanlığı ele geçirilmiş ve Kefe’ ye geri çekinilmişti. Bu sırada Kefe’ deki levazım ve erzak ambarlarının yanması Osmanlı askerlerini zor durumda bırakmıştı.

2.Selim tabiatı nedeniyle hiçbir sefere katılmıyor, ordusunu komutanlara emanet ediyor, kendisi İstanbul’ da kalıyordu. Bu nedenle ileride adı ”Ordusunun başında hiçbir sefere katılmayan ve İstanbul’ da ölen ilk padişah” olarak anılacaktı.

1570 yılında 2.Selim, Sokullu Mehmet Paşa’nın aksine Kıbrıs’ın fethini istiyordu. Ve bu fetih için Lala Mustafa Paşa’yı komutan olarak atadı. Lala Mustafa Paşa Lefteri, Girne, Lefkoşe ve Larnaka’yı ele geçirip Magosa’yı da kuşatarak Doğu Akdeniz’ de Osmanlı egemenliğini kesin olarak sağlamış oldu.

Ancak Sokullu Mehmet Paşa’nın tahmin ettiği gibi Kıbrıs’ın fethi büyük bir haçlı donanmasının Osmanlı’ ya saldırmasına neden olmuştu. Osmanlı donanmaları ve müttefik donanmalar İnebahtı Körfezi yakınlarında savaştılar. Bu savaşta Osmanlı donanması ağır bir yenilgi aldı. Sadece Uluç Ali(Daha sonra Kılıç Ali olarak anılacaktı.) Paşa kendi filosunu kurtarabildi. Ancak Kılıç Ali ve Sokullu Mehmet Paşa bir sene gibi kısa bir sürede 158 gemi yaparak büyük bir donanmayla Venediklilerin karşısına çıkınca, Venedikliler galip değil de mağlup bir devletmişçesine bir anlaşma imzalamak zorunda kaldılar.

İnebahtı yenilgisinden sonra hazırlanan Osmanlı donanması Tunus’ a gönderildi. İspanyolların elinde bulunan Tunus fethedildi. Böylece Kuzey Afrika’daki Osmanlı egemenliği pekiştirildi.

Sokullu Mehmet Paşa’nın gerçekleştiremediği iki kanal projesi vardı. Bunlardan ilki Don ve Volga nehirlerinin bir kanal ile birleştirilmesi, böylece Karadeniz’ den Hazar Denizi’ ne Osmanlı donanması ve ticaret gemilerinin geçmesi yönündeydi. Bu proje gerçekleşseydi, İpek Yolu canlılık kazanacak, Rusya’nın güneye gitmesi ve büyümesi engellenecek, İran Savaşları’nda donanmalardan yararlanılacak, Orta Asya Türk dünyası ile ilişkiler kurulacaktı. Ancak Kırım Hanı’nın projeye taraftar olmaması, gönderilen asker yetersizliği ve Rus saldırıları nedeniyle bu proje tamamlanamadı.

Diğer proje Kanal Projesiydi. Süveyş’te Akdeniz ve Kızıldeniz’ i birbirine bağlayacak bir kanal açmaktı. Böylece Akdeniz Ticareti canlanacak, Hint Deniz Yolu’nun güvenliği sağlanacak, Avrupalıların Güney Asya Müslümanları üzerindeki baskısına son verilecekti. Ancak bilinmeyen nedenlerden dolayı bu proje de uygulanamamıştır.

Sultan Selim, bir gün sarayda yaptırdığı hamamı gezdiği sırada ayağı kayarak düşüp hastalanmış ve bir süre sonra da bu yüzden ölmüştü. (15 Aralık 1574) Cenazesi Ayasofya’ ya defnedilmişti.

Dönem genel özellikleriyle şöyledir: Hürrem Sultan ve 2.Selim’in kız kardeşleri devlet işlerine karışmaya başlamış, imar sürmüş, Ayasofya Camii onarılmış ve Selimiye Camii yapılmış, Sultan Selim, dedesi Yavuz Sultan Selim gibi sekiz yıllık saltanat sürmüş, bu saltanatı Sokullu Mehmet Paşa sayesinde rahat ve huzur içinde geçirmiş, babasından 14.892.000 km² olarak aldığı toprakları 15.162.000 km² olarak bırakmıştı.

2.Selim , kumrala yakın sarışın ve mavi gözlü olduğu için Sarı Sultan Selim diye de anılırdı. Ayrıca avcılıkta ve yay çekmede çok becerikliydi.

2.Selim’ in, Murat, Abdullah, Osman, Mustafa, Süleyman, Mehmet, Mahmut, Cihangir adında sekiz erkek, Fatma Sultan, Şah Sultan, Gevherhan Sultan ve Esma Sultan adında da dört kız çocuğu vardı. Murat, 2.Selim’ den sonra 3. Murat adıyla tahta geçmiştir. 3. Murat’ ın annesinin adı ise Nur-Banu Sultandır...


__________________
Şahin çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.